Tatlı Tatlı mı Yoksa Acı mı?

Tatlı Tatlı mı Yoksa Acı mı?

Merhaba değerli okuyucularım. Televizyon programları, köşe yazıları, internet siteleri vb bilgilendirme yapan yayın organlarında sağlıklı beslenme ile ilgili yayınlar sürekli yapılıyor. Neleri yemeli, neleri yememeli, nasıl yemeli, nerede yemeli ne zaman yemeli, neyi neyle yemeli, tatlı, tuzlu, ekşi, acı hepsinden bahsediliyor.

Bu yazımda ben yine yakın zamanda babamdan dolayı tecrübe ettiğim diyabet hastalığından bahsetmek istiyorum.  Birkaç ay önce babamın bacaklara giden atardamarlarında tıkanıklık olduğu tespit edilmiş ve başarılı bir şekilde ameliyatla bacak atardamarları suni damarlar ile bypass edilmişti.

Babamın bu sağlık durumu ile ilgili yazıyı Bacakların Damar Tıkanıklığı Hastalığı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Sayfasından okuyabilirsiniz.

Ameliyat öncesinde ve sonrasında yapılan tahliller sonrasında babamın açlık ve tokluk kan şekerinin 200-300 arasında değiştiği tespit edilmiş ve doktoru tarafından şeker ilacına başlatsak iyi olur sözü babamı oldukça huzursuz etmişti.

Doktor babama bir şeker ölçüm cihazı yazmış ve bir süre şekerini ölçmesini ve bir sonraki kontrole kadar da yazmasını telkin etmişti. Eğer babam şeker seviyesini kontrol altında tutmayı öğrenebilirse şeker ilacını kullanmasına gerek kalmayacaktı.

Babamın ilaç kullanma konusundaki kaygısının sebebi yaklaşık 7-8 yıl önce sol böbreğini, böbreğe yapışık bir kistten şüphelenilmesi sonucunda aldırmasıydı. O zamandan beri babam ilaç kullanmıyor ve su tüketimini de oldukça arttırdı.

Neyse konumuza dönelim. Şeker ölçüm ve kontrollerinden sonra babam iradeli davranarak yediklerine dikkat etmeyi öğrendi ve şeker ilacını kullanmasına şimdilik gerek yok.

Şeker hastalığı (diyabet) nedir, belirtileri nelerdir:

Diyabet yani şeker hastalığı, vücudumuzda karaciğer ve safra kesesine komşu olan pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır.

Şeker hastası olan kişi, yediklerinden ve içtiklerinden kana geçen şekeri yani glikozu kullanamaz ve kan şekeri yükselerek hipoglisemi denilen durum oluşur.

Şeker hastalığının ortaya çıkışı genelde aniden ve üzücü olur. Şeker hastalığının erken teşhisi için bir sağlık kurumuna başvurmayı gerektirecek belirtileri: Aşırı susama, sık idrara çıkma, yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı ve tekrarlayan enfeksiyonlar, sık görülen belirtilerdir. Çocuklarda bu belirtiler çok kısa süre içinde (haftalar ya da aylar) ortaya çıkabilir.

Peki Tatlı Zararlı mı?

Tatlı’ dan kasıt şeker ise şekerin geçmişinden bahsedelim. Şeker şeker kamışından, mısırdan, pancardan kısaca bitkilerden bir takım işlemlerden sonra elde edilen bir madde. Bu madde meyve ve sebzelerde kısaca doğada farklı formlarda mevcut ve birbirlerine kimyasal olarak dönüşmeleri mümkün. Früktoz (meyve şekeri), laktoz (süt şekeri), sakaroz, glikoz şekerin farklı isimleri.

İnsan metabolizması şeker vb. maddelerin yeteri miktarda emilimini, depolanmasını, harcanmasını yani yakılmasını, vücuttan atılmasını sağlamakta. Her şeyin fazlasının zararlı olduğu gibi şekerin de fazlasının zararlı olduğu yapılan belki de binlerce araştırma sonucunda kanıtlanmış bir gerçek.

Bizim kültürümüzde tatlıların yeri farklı. Şeker kullanımından önce tatlıları meyve suları, pekmez, bal ile tatlandırırlardı. Tabii geçmişteki yaşam tarzı ile günümüzü karşılaştırdığımızda daha az hareketli ve sağlıksız yaşadığımızı söyleyebiliriz.

Ulaşım için otomobil vb. araçların daha fazla kullanılması, hızlı beslenmenin yaygınlaşması, şekerli besinlere daha hızlı ve ekonomik ulaşılması, insanların daha hareketsiz işlerde çalışması vb faktörleri sağlıksız yaşamın maddeleri olarak sayabiliriz.

O zaman yediğimiz karbonhidratların şekere yani enerjiye dönüştürüldüğünü düşündüğümüzde şekerli yiyeceklerin sağlık için zararlı olduğunu kabul edebiliriz.

Şeker hastalığından toplumu korumak için neler yapılabilir?

  • Ebeveynler çocuklarının şekerli ürünlerin kullanımı konusunda bilinçlendirilebilir. Kamu spotları, afişler, filmler vb. Özellikle son zamanlarda televizyon dizilerinde şeker hastalığı ile mücadele edilmesi konusu işlenebilir.
  • Şekerli yiyeceklerin üzerine de “şeker öldürür”, “şeker komaya sokar” gibi sloganlar ve resimler eklenebilir.
  • Toplumun spora yönlendirilmesi için okul ve çalışma saatleri düzenlenebilir. Mesai saatlerinde 1 saat spor saati olarak belirlenip katılmayanlara yaptırım uygulanabilir.
  • Düzenli sağlık kontrolleri zorunlu tutulabilir.
  • Sağlıklı beslenme seminerleri ile toplum sağlıklı beslenmeye yönlendirilebilir.

 

Diğer hastalıklar gibi şeker hastalığı da ağır bir hastalık ve dikkat edilmesi gerekiyor. Sağlıklı ve keyifli bir hayat dileği ile .

11 yorum

    • Bu yanlış bir bilgi olarak kabul edilir. Besinlerle alınan şekerlerin, diyabete neden olmadığı bildirilmektedir.
      Şeker hastalığına yakalanma olasılığı, tükettiğiniz şeker miktarından ziyade günlük aldığınız toplam karbonhidrat ve tükettiğiniz enerji
      miktarına bağlıdır

      1-Fazla kalorili beslenmek kilo alımına neden olur. Fazla kilo da kişinin diyabete yakalanma riskini arttırır.

      2-Fazla şekerli – saf karbonhidratlı ve beyaz unlu beslenme vücut insülin direncini bozabilir.Bu da diyabet vb hastalıkların oluşumu için oldukça önemli bir etkendir.

      Tatlılar, sadece kendi kalorileri ile değil, yemek yemenin zevkini artırmaları nedeniyle de kilo sorununu tetikler ve dolaylı bir şekilde beslenme bozukluğuna yol açar.

  1. Babama doktorlar şeker hastası olmadığı halde şeker ilacı verdiler. İnsülin direncini düşürmek amacı ile verdiklerini söylediler. Bu konuda bazı doktorların tartışma içerisinde olduklarını farkettim.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*