bilişim teknolojileri

Neden Bizde Yok?

Merhaba.

Bilişim teknolojileri günümüzün en gözde ve en temiz sektörlerinden birisi. Hele de medyanın da reklamlarıyla birçok gencin ilgisini çeken bir sektör.  Arkadaşının Facebook veya Hotmail hesabını tahmin ederek ele geçirenlerin kendisini hacker olarak tanımladığı bir sektör aynı zamanda. Ülkemizde bilişim alanı ortaokuldaki öğrenci velilerinin, “bizim çocuk bilgisayarı mükemmel kullanıyor” söylemiyle basite indirgenen bir alan aynı zamanda.

 Bilgisayar eğitiminde yaş ilerledikçe soyutu kavramak daha da güçleşmekte. İlk ve ortaokul çağındaki bir çocuğun bilgisayar kullanımını öğrenme yetisi ile 40 yaş ve üstü bir bireyin öğrenme yetisi oldukça farklı. Bu yüzden de bilgisayar ile oldukça ileri yaşlarda tanışmış olan bir bireyin kendi çocuğunu Bill Gates görmesi bana göre olağan bir durum.

Bilişim mesleğinin en sıkıntılı kısmı ise lise döneminde bilişim alanını yetenekleri ve bilgisi dışında seçmiş öğrenci topluluğuna anlatmak. Meslek eğitiminde işi temelinden alıp,  Web tasarımı veya veri programcılığı anlatmaya başlayınca manita derdinde olan ergenlerin sıkıldık nidaları da yükseliveriyor.

Ergenlik dönemi sorunları ve öğrencinin bilinçsizliği birleşince (daha diğer sorunları saymadım) ortaya aslında küçük bir mahşer yeri çıkıyor. Karmaşa, kaos, başarısızlık, isteksizlik, ağlama ve bayılma krizleri, öfke nöbetleri vs. Meslek lisesinde öğretmenlik aslında iyi bir rehberlik bilgisi, mesleki yeterlilik ve pazarlama yeteneği istiyor.

Meslek liselerinde amaç sektörün ihtiyacı olan ara elemanları yetiştirmek. En azından Milli Eğitim Sisteminde meslek liselerinin vizyon ve misyonu bu doğrultuda. Bilişim sektöründe ise meslek lisesinin verdiği bilgi hiçbir zaman sektörün ihtiyacını karşılamıyor. Sektör çok hızlı olarak kendini geliştirirken meslek lisesindeki müfredat halen aynı.  Örneğin birçok Web tarayıcı ve Internet hizmeti veren firma Flash desteğini sona erdirip HTML5 teknolojisini sonuna kadar kullanırken, Biz halen öğrencilere Flash ile animasyon yapma anlatıyoruz. Kullanımı ve anlaşılması kolay programlama dilleri ile sektör ilerlerken biz halen hem anlaşılması hem de kullanılması zor olan C# dilini öğrencilere anlatmaya çalışıyoruz.

Öğretmenlerimizin mesleki yeterliliklerini öz değerlendirme anketleriyle, pilot projelerle, az ve isteğe bağlı olan ve belli bir kesimin gelir kapısı veya gezme sebebi olarak gördüğü hizmet içi kurslarla artırmaya çalışıyoruz.

Öğrencilerin sınavsız geçiş sistemi ile hak etmeden, zorlanmadan, amaçsızca, kaygısızca yüksekokullara gidip, üniversite eğitiminin kalitesini de lise seviyesine düşürüyoruz.

Ve bu sorunları bildiğimiz halde halen “Neden meslek lisesi öğrencileri sorunlu? Neden yüksekokullarda kalite sorunu var? Neden bizim de Apple. Microsoft, Facebook, Twitter, Google benzeri bir başarı hikâyemiz yok?” sorularına cevap arıyoruz.

Keyifle…

Yazar: ishana

2014 yılından beri keyifle.net sitesinin hem yazarı, hem yöneticisi olan ishana, bilişim teknolojileri alanında 1995 yılından beri eğitimler vermektedir.

2 thoughts on “Neden Bizde Yok?

    Fakir Yazar

    (9 Şubat 2017 - 17:01)

    Neden mi yok? lise yi bitiriyor üniversite için sınav üniversiteyi bitiriyor yetmiyor kpss isteniyor. Bir işe girmek istiyorsun referans verin deniyor. hadi bunları geçelim. Bir şey üretiyorsun, geliştiriyorsun sunuyorsun destek görmüyor ve onca emek uğraş boşa gidiyor. Sende yurt dışında tanıtıyorsun yaptığın ürünü adamlar senin buluşunu kabul ediyor sana geliştirme fırsatı veriyor ama kendi ülkende destek yok. Binali yıldırımın telnolojiye fazla kafanızı takmayın takarsanız olmaz diye bir lafı var sen böyle dersen bizden ne microsoft cıkar ne apple ne facebook nede twitter. Ben argo yazarım kusura bakmayın ister kızın ister yayınlamayın yorumlarımı! Kıçıkırık 2 sayfa ile tonca para alan, hazır sistemi devlete ilk arama motoru diye iteleyen adamlar cıkar ortaya. Böyle tipler Devletin parasının sömürür, kafası çalışan adama devlet destek çıkmaz.
    Saygılar Fakir. Birçok bilim adamımız yurt dışında niye türkiye de değiller?

    Mert Deniz

    (3 Temmuz 2018 - 09:16)

    Bilişim sektörünün gelişmesi bence ilkokul döneminden itibaren çocuklara yazılım ve programcılık adına parça parça bir şeyler verebilmekle olur. Sorasında aralarından bireysel yetenekler çıkacak, bu işi okullarındaki proje ekipleriyle, kendileri gibi bu işe meraklı öğrencilerin oluşturacakları proje gruplarıyla, bilim kulüpleriyle geliştirecekler. Sonra Üniversite de özel sektör destekli projelerde çalışma imkanı bulacaklar, ancak bu şekilde olur ki bu saydıklarım ülkemizde az sayıda özel ilköğretim okulu ve özel üniversitenin başarabildiği bir çalışma modeli. Devlet okullarının da bu tip eğitim modelini desteklemesi lazım ama imkan ve kaynak meselesi, devleti yönetenlerin öngörüleri ve milli eğitimi en büyük savaş alanı olarak görüp bütçeden daha fazla kaynak ayırmalarıyla ilgili. Bu iş herkese java, pyhton, öğretilen bir sınıfta olmaz, bir meslek okulunun ders müfredatını ne kadar güncelleyebilirsiniz, öğretmenlerin hepsinin nasıl sürekli yeni yazılım ve dilleri öğrenmelerini sağlayabilirsiniz, o kadar sınıfa nasıl sürekli yeni lisans ve yeni bilgisayar alabilirsiniz. Her sınıftan 1, 2 öğrenci, bir okuldan 1, 2 öğretmen bir konuya merak salar, onların kurduğu 8-10 kişilik ekipler kalkar elektrikli araçlar için bir yazılım geliştirir. Diğer bir okuldan bir grup, androide rakip bir gsm işletim sistemi yazar vs, sonra bir bakarsın o okullardan mezun bir kaç öğrenci bir yazılım firması kurar, gün gelir marka olurlar. Benim nacizane görüşüm bu iş çeşitlilikle ve ilgili öğrencilerin kuracağı proje ekipleriyle olur müfredatla olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.