Devlet Baba Sen Çok Yaşa!

Merhaba değerli okuyucular. Yeni eğitim-öğretim yılımız hayırlı, uğurlu olsun. Sevgili çocuklarımızın okula başlama tarihi Kurban Bayramından sonrasına aktarıldı. Haberlerde Turizm sektörü dendi. Daha fazla kazanç dendi. Eğitim ve öğretimin bölünmemesi adına aslında sağlıklı bir karar oldu. Tabii bu durumda eğitim ve öğretim takvim üzerinde 1 hafta ileriye kaydırılmış oldu. Saygıdeğer öğretmenlerimiz planlamalarını yaparken bunu elbette göz önünde bulunduracaklardır. Tabii ki öğrencilerimiz de “Devlet Baba Sen Çok Yaşa” şeklinde yürüyüş yapsalar yeridir.

Gelelim asıl konumuza. Milli Eğitim Bakanlığı, geçen yıl özel okullara öğrenci göndermek isteyen velilere teşvik adı altında maddi yardımda bulundu. Bu şekilde en azından özel okulların ulaşılmaz olmaması adına iyi bir çalışma oldu. TED Kolejleri gibi bazı köklü kuruluşlar teşvik istemediler. Çünkü ara sınıflara nakil gelenlere teşvik yoktu. Bu yıl ise ara sınıflara kayıt olanlara da teşvik çıkması ile daha fazla vatandaşın faydalanması sağlandı. Devletin imkânları dâhilinde bu şekilde bir destek vermesi elbette güzel bir nimet. Daha fazlasını da sağlayabilirse ne mutlu bu devletin vatandaşlarına.

Devlet okullarında eğitim ücretsiz. Bununla beraber bazı illerde öğrenci mevcutları fazla, bazı okulların fiziki şartları uygun değil. Bazı okullarda temizlik hizmetleri de çeşitli sebeplerden dolayı aksamakta ve birçok veli bu konuda mustarip. Eğitim kalitesi artırmak için çeşitli hizmetleri (satranç odası, drama odası, spor odası vb.) hizmete sokabilmek olsun, temizlik hizmetlerini daha iyi yapabilmek olsun bazı amaçlarla velilerden bağış toplamakla uğraşan okul aile birlikleri de yeterli hizmeti sağlayamayabiliyor.

Eğitim her ne kadar ücretsiz olsa da kitabı, defteri, çantası, kıyafeti, etüdü, özel faaliyetleri, sportif giderlerini hesaba kattığınızda aslında eğitimin maliyetli bir süreç olduğunun herkes farkında.

Basit hesap yapalım.  Geçen yıl 1. Sınıfta okuyan öğrencim için okuldan toplanan okul aile birliği aidatı yıllık 200 TL.  Bu öğrencinin bilgisayar, projeksiyon, tahta, yazıcı, toner, kağıt masrafları 250  TL., özel olarak İngilizce kursu (kitap ve kırtasiyesi hariç ) 1000 TL. Ders çıkışından sonra (saat 15:00 ile 17:00 arası) etüt 4000 TL. Özel satranç kursu 500 TL. Bunun yanında folklor, yüzme gibi sosyal veya sportif bir faaliyet içinde ayrıca ücret ödememiz gerekiyor.

Bu giderlere karşılık yabancı dil eğitimi veren özel bir okulda Satranç, drama, İngilizce, yüzme, folklor, müzik dersleri için ve etüt için fark ödemiyorsunuz. 10000-15000 TL arasında değişen özel okul fiyatlarına devlet teşvikini de eklerseniz özel okul ile devlet okulu maliyetleri birbirlerine yaklaşıyor. Maddi açıdan özel okulların durumu bu.

Diğer yandan özel okullarda sınav kaygısından uzak, özgüvene kazandırmaya yönelik, sportif ya kültürel yetenekleri doğrultusunda eğitim alan bir çocuk yetiştirmeniz mümkün. Elbette imkânlarınızı zorlamanız gerekebilir. “Özel okul mu yoksa devlet okulu mu?” derseniz imkânlarınızı zorlayarak özel bir okula göndermenizi tavsiye ederim.

Devlet okulları kötü okullar değiller. Sadece Sosyal devletin gereği halkın, kendi imkanları dahilinde camilerine, mescitlerine, çeşmelerine sahip çıktığı gibi okullarına da sahip çıkması bekleniyor. 500 öğrencili bir devlet okulunda yılda 100 TL bağış 50.000 TL eder ki bu para daha kaliteli eğitim için yetecek ve artacaktır.

Allah (c.c.) devletimize zeval vermesin. Her zaman devleti düşünerek hareket etmeye çalışan bir birey olarak sloganım “Devlet Baba Sen Çok Yaşa!” . İyi günler dileklerimle.