Bireyler Kendi İradeleri ile Sansür Uygulayabilir mi?

Bireyler Kendi İradeleri ile Sansür Uygulayabilir mi?

Bilişim teknolojilerinin bu kadar geliştiği bir dönemde bireylerin müstehcen, şiddet içeren ve kumar ile ilgili içeriklere ulaşması da oldukça kolaylaştı. Devletler çeşitli kurumlar vasıtası ise her ne kadar vatandaşlarını korusa da bazen de istenmeyen hak ihlalleri olabiliyor. Bireyler Kendi İradeleri ile Sansür Uygulayabilir mi? başlıklı bu yazımda sansür ile ilgili uygulamalar hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

İnternetin hızla gelişimi, bilişim teknolojilerinin uygulama alanlarının genişlemesi ve bireylerin teknoloji ve internete ulaşım kolaylığı bilişim suçlarının ve buna bağlı olarak ta mağduriyetlerin çoğalmasına sebep olmakta. Bununla beraber bireylerin yazılı ve görsel medya kullanım miktarının da artması, bilişim suçlarının ve mağduriyetlerin duyulmasına ve bireylerde farkındalık oluşmasına yardımcı oluyor.

Sansür nedir?

Sansür kelimesinin eş anlamlısı sıkıdenetimdir. Aynı zamanda Her türlü yayın, haber ve bir yerden diğer yere gönderilen şeylerin, gönderilene ulaşmadan önce gerektiğinde devlet tarafından kontrolü şeklinde de tanımlanmakta.

Eskiden izlediğimiz sinema filmlerinde veya tiyatro oyunlarına siyasal mesajların, müstehcen görüntülerin engellenmesi için sansür komisyonları kurulur ve bu kurulun kararları doğrultusunda sansür uygulanırdı.

Günümüzde İnternetin son derece hızlı olması, internet sitelerinin çokluğu, suç örgütlerinin, müstehcen içerik üreticilerinin, kumar ve bahis şirketlerinin daha hızlı bir şekilde bireylere ulaşmasını sağlamıştır. Kanunlar önünde suç olan faaliyetlerinde reklamının yapılması, görüntü ve içeriklerinin paylaşılması suçtur.

Bununla birlikte bugün bir haber dikkatimi çekti. “İnternet Yasası’nın ‘Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı ve ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si’ başlıklı maddesinin müstehcen içerikleri konu alan 4. fıkrası gereği TİB’in vermiş olduğu res’en erişim engeli kararına itiraz edildi ve konu Danıştay 13. Dairesi’ne taşındı. Danıştay 13. Dairesi, internet erişim engelinin haberleşme hürriyeti ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek hâkim onayı olmaksızın haberleşme hürriyetinin sınırlandırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu belirtti.”

Bu habere göre müstehcen içeriklerin yayınlanması ile ilgili bireylerin kendi önlemlerini almaları gerekecek. Yâda hizmet sağlayıcılar, bireyler için güvenli internet hizmetini çeşitlendirecekler.

Bireyler Kendi İradeleri ile Sansür Uygulayabilir mi?

Aslında bu durum bireylerin eğitim, ekonomik, sosyolojik, psikolojik durumlarına bağlı. Sürekli sigara içilen ortamlarda bulunan ve rol model aldığı kişilerin sigara içtiklerini gören bir çocuğun büyüdüğünde sigara içmesi oldukça doğaldır. Bu durumu diğer davranışlar için de modelleyebiliriz. Sürekli Müstehcen yayın izleyen bir çocuğun da müstehcenliği normal görüp herhangi bir kamusal alanda sorun yaşaması veya çıkarması muhtemeldir.

O zaman sansür faaliyetini bireylerin inisiyatifine bırakmak ne kadar sağlıklı sorusu sorulmaya başlanabilir. Bu durumda bir birey evinde içeriklerin denetlenmesine müsaade ederken, başla birey dikkat edebilir. Bu tür durumlarda sokakta birbirleri ile oynayan çocukların birbirlerini nasıl etkileyebileceklerini siz düşünün. Belki de toplumun bu tür konularda mantıksal, vicdani, kamusal vb açıdan birbirlerine saygı duymaları en iyisi olacaktır. Devletin denetim mekanizmasını yürütürken yetkileri ve sorumlulukları doğru ve sağlıklı dağıtmasının ne kadar önemli olduğuna siz karar verin.

Ben bir ebeveyn olarak çocuklarımın eğitimlerini ne kadar sağlıklı yapsam da çocuklarım ev dışındaki ortamlarda benim dışımda olumsuz davranış sergileyen bireylerle bir araya gelebilir. Ve ben de bu durumun farkına varamayabilirim.

O zaman iradeli bir şekilde uyguladığım denetleme mekanizması zamanla çökecektir. Elbette ki çökmesini istemesem de bu süreç yaşanabilir. Tabii rol model alınan bireylerin davranışlarındaki tutarlılık ve kalite de çok önemlidir.

Bireylerin devletin koyduğu kanunlara uymak yükümlülüğü çerçevesinde davranmaları beklenir. Bununla birlikte devletin de kanunla çerçevesinde bireylerin hak ve özgürlüklerini koruması gerekir. Devletin bir kurula veya komisyona hukuka aykırı olarak vatandaşlarına sansür uygulaması yetkisi vermesi sağlıklı bir tutum olmamakla birlikte güven zedeleyici bir durumdur.

Dijital haberleşme ortamlarının dinlenmesi, telefonların dinlenmesi, banka hesaplarının kontrol edilmesi, herkesin evinde izlediği televizyonun bire iradesi dışında kontrol edilmesi sağlıklı davranışlar değildir. Bireylerin kendi yaşamları ile ilgili konularda başkalarını rahatsız etmeden ve yasaları çiğnemeden tercihte bulunma hakları vardır.

Bir birey olarak devletimden beklediğim benim dini, vicdani özgürlüğüme saygı duyarak, genelleme yapmadan, metazori uygulamalara girmeden, hakkımı savunarak, özgürlüklerime saygı duyarak bana hizmet etmesidir. Bu tür evrensel hakları seçilenlerin kendi dünyaları çerçevesinde değerlendirerek insanları kısıtlamaya çalışması etik bir davranış değildir.

Gelişmiş ülkelerin birçoğunda bu tür uygulamalar ile ilgili düzenlemelerin son yıllarda yapıldıklarını biliyoruz. Özellikle internet verilerinin kontrol altına tutulması, müstehcen yayınların denetlenmesi, şiddet ve suç içeren yayınların en aza indirgenmesi gibi tedbirlerin anayasal çerçevede yapılması toplumun iyiliği için kabul edilebilir görüyorum.

Keyifle Kalın.

Yazar: ishana

4 thoughts on “Bireyler Kendi İradeleri ile Sansür Uygulayabilir mi?

    celeroni

    (9 Şubat 2018 - 10:51)

    güvenli internet toplumun ihtiyaçlarından. aslında devletimizin internet dolandırıcılarını da engellemesi oldukça iyi olacaktır. bu konuda son zamanlarda beyaz hacker terimini çokça duyuyorum.

    engin

    (10 Şubat 2018 - 02:26)

    devletin bireyleri korumak adına bazı kurallar koyması ve bu kuralları denetlemesi gerekiyor bence…

    uzman74

    (13 Mart 2018 - 13:45)

    sansür kelimesi çok itici. bireylerin kendi iradelerini kullanmalarına otokontrol demek daha doğru oluyor. aslında otokontrol mekanizmasını iyi kullanan bireylerin daha sağlıklı ve huzurlu olduklarını gözlemlemek mümkün.

    metin hun

    (9 Mayıs 2018 - 12:16)

    Bence sadece yetişkin olmayan bireyler için kısıtlama uygulanmalı ki ailelere bunu yapabilecekleri teknik imkanlar tanınsa yeter. Örneğin tv kanallarını ve internet erişimini evinizdeki cihazlara kısıtlayarak paylaştırabiliyorsanız sorun çözülmüş olur. Devletin yasakçı tutumla herkesi kapsayacak sansürler uygulaması antidemokratik ve çağ dışı bir uygulama, kamuya açık alanlarda uygulanan sansürde yine sadece yetişkin olmayan bireyleri korumak üzere olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.